EnglishENGLISHTürkçeTÜRKÇEРУССКИЙРУССКИЙ

Genel Görünüm

Türkiye’de Yaşam

Yeni bir hayata başlamak, çalışmak ya da emekli olmak için yabancı ülkelerden giderek artan sayıda insan Türkiye’ye gelerek yerleşmektedir.

Türkiye, son beş yıl içinde çarpıcı bir biçimde değişim göstermiş ve bazı alanlardaki modernleşme süreci çok hızlı gerçekleşmiştir.

Türkiye’nin yeni sakinler bulduğu ülkelerin başında İngiltere, Almanya, İrlanda, Danimarka, Hollanda, Norveç, Avusturya, Belçika, Fransa ve ABD gelmektedir.

Eşsiz coğrafi konumu, zengin ve farklı tarihi ile değişik kültür ve uygarlıkların beşiği olarak kazandığı ün ile Türkiye, yabancı ülke yurttaşları ve aileleri için önemli bir seçenektir.

Emlak sektörünün çok hızlı bir gelişim gösterdiği Türkiye’de, her gelir düzeyine hitap eden konut seçenekleri mevcuttur. Bu seçenekler; şehir merkezlerinde yer alan apartman dairelerinden, banliyölerdeki müstakil evler ve geniş çapta hizmetlerin sunulduğu lüks konutlara kadar çeşitlilik göstermektedir. Özellikle büyük şehirlerde rastlanan modern toplu konut projelerinde, şehir yaşamının gereksinimlerini karşılamaya yönelik tüm olanaklar (özel güvenlik, çocuk parkları, spor alanları, otopark, sosyal tesisler, alışveriş merkezi vb.) konut sakinlerine sunulmaktadır.

Gayrimenkul hukukunda mütekabiliyet esasının kaldırılmasına ilişkin olarak yapılan yeni değişiklik sayesinde, tüm dünyadan yabancı uyruklu emlak alıcıları ve yatırımcılar, dünyanın en umut verici gayrimenkul pazarlarından birinde artık serbestçe emlak satın alabilmektedir.

Ekonomik Görünüm

Türkiye ekonomisi, son on yılda gösterdiği üstün performans ve yakalanan yüksek büyüme rakamlarını, 2002 yılından bu yana sürdürülen reformlarla desteklenen tutarlı finans politikalarına borçludur. Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye’yi doğrudan yabancı yatırım (DYY) rakamlarında bölgesinin lideri yaparken, bir yandan da ekonomi ve finans sektöründe devrim niteliğinde yeniliklerin önünü açmıştır.

AB üyeliği sürecinin de katkısıyla hızla gerçekleştirilen bu reformlar, başta Türkiye ekonomisinin liberalizasyonu, özel sektöre ağırlık verilmesi, finans alanında verimlilik/direncin artırılması ve sosyal güvenlik sisteminin sağlam bir temele oturtulması gibi alanlara odaklanmıştır. Yapılan reformlar ülkenin ekonomik yapı taşları ile mali göstergelerini güçlendirmiş, ekonomi 2002 ile 2012 yılları arasındaki on yıllık dönemde % 5’lik yıllık ortalama reel GSYİH büyüme oranıyla büyümüştür.

Yıllık Ortalama Reel GSYİH Büyümesi (%) 2002-2012

 
Kaynak: OECD, Eurostat ve ulusal kaynaklar

Türkiye'nin son on yıl içerisinde yakaladığı ekonomik başarı, birçok uzmanı ve uluslararası kurumu etkilemiş ve ülkenin geleceği hakkında oldukça emin öngörülerde bulunulmasını sağlamıştır. Örneğin, OECD tahminlerine göre, Türkiye 2012-2017 döneminde yıllık ortalama % 5,2 büyüme oranıyla OECD’ye üye ülkeler arasındaki en hızlı büyüyen ekonomi olacaktır.

2012-2017 Dönemi OECD Ülkeleri Yıllık Ortalama Reel
GSYİH Büyüme Tahminleri (%)


Kaynak: OECD Ekonomik Görünüm No: 91, Haziran 2012

Türkiye, istikrarlı ekonomik büyümeyle birlikte kamu maliyesinde gelişme kaydetmiştir; AB tanımlı genel yönetim nominal borç stoku 2003-2013 yılları arasında % 67,7’den % 36,3’e gerilemiş ve Türkiye, AB-Maastricht kriterleri arasında yer alan “azami % 60 oranında kamu borç stoku” ilkesine 2004 yılından bu yana uyar hale gelmiştir. Benzer şekilde, bütçe açığı 2003-2013 yılları arasında % 10'dan % 3’ün altına gerileyerek AB-Maastricht kriterlerinin bütçe dengesi için öngördüğü ilkeye uyum sağlamaya başlamıştır.

2013 yılında, ülkenin gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH), 2003 yılındaki 305 milyar ABD doları seviyesinden 820 milyar ABD dolarına ulaşmış ve aynı dönemde kişi başına düşen milli gelir 4.565 ABD dolarından 10.782 ABD dolarına yükselmiştir.

Türkiye ekonomisinde yaşanan kayda değer gelişmeler, ihracat ve turizm gelirlerine de yansımış, 2003 yılında 47 milyar ABD doları olarak gerçekleşen ihracat, 2013 yılı sonunda 152 milyar ABD dolarına yükselmiş, turizm geliri ise 2003 yılında 14 milyar ABD dolarıyken 2013 yılında 32,3 milyar ABD dolarını aşmıştır.

Türkiye, böylesine kısa bir sürede sergilediği üstün performans sayesinde, küresel ölçekte sıra dışı bir “yükselen ekonomi” haline gelmiş, satın alma gücü paritesine göre GSYİH sıralamasında, 2013 yılında AB üyesi ülkelerle kıyaslandığında 6. büyük ekonomi, dünyanın ise 16. büyük ekonomisi konumuna yükselmiştir.

Son on yılda çekilen toplam 135 milyar ABD doları tutarındaki doğrudan yabancı yatırım
2013 yılında dünyanın en büyük 16. ekonomisi, AB üyesi ülkelerle kıyaslandığında ise 6. büyük ekonomi (satın alma gücü paritesine göre GSYİH, IMF-WEO)
2003-2013 yılları arasında yılda yaklaşık % 5,1 olarak gerçekleşen yıllık ortalama reel GSYİH büyümesi
2003 yılında 305 milyar ABD doları seviyesinden, 2013 yılında 820 milyar ABD dolarına ulaşan GSYİH
Sıkı mali disiplin ve tutarlı ekonomi politikaları
Küresel ekonomik krize karşı dayanıklılığı kanıtlanmış finans sektörü